‘ILO 167′ yürürlükte

İş kazalarındaki artışın ardından Türkiye’nin imzalamamakla eleştirildiği Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 167 numaralı sözleşmesi Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

P2tso_rQ

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO), 1988 yılında kabul ettiği ve 1991 yılında yürürlüğe giren 167 sayılı “İnşaat İşlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi”ni Türkiye’nin onayladığına dair karar Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Türkiye’nin ILO’da kabul edildikten 26 yıl sonra imzalayarak yürürlüğe soktuğu düzenlemede, iş sağlığı ve güvenliğine yönelik devlet, inşaat işyerleri ve işçiler ile ilgili alınması öngörülen önlemler yer alıyor. Sözleşmeyle getirilen en temel haklardan biri, işçiye tehlike durumunda o bölgeyi terk etme hakkı verilmesi. İnşaatlardaki en temel kaza nedenlerinden taşıyıcı unsur ve asansörlere de kriterler getiren sözleşme, işverenlerin yeraltı veya tünel çalışmalarında su basması, gaz birikmesi gibi durumlara karşı önlem almasını zorunlu tutuyor.

Sözleşmeye göre;

– İşçilerin sağlığı ve güvenliğine yönelik önlemler inşaat projesi hazırlanırken dikkate alınacak.

– İşçiler sağlık ve güvenliğe yönelik görüş ve önerilerini açıklama hak ve yükümlülüğüne sahip olacak.

– İşveren olası tehlike durumunda derhal faaliyeti durdurma ve tahliye ile yükümlü olacak.

– İskeleler, merdivenler, kaldırma aletleri, taşıma ekipmanları ve diğer aletlere yönelik sözleşmede belirtilen standartlar sağlanacak.

– Yapılan işlere ilişkin her türlü koruyucu önlem alınacak.

– Her inşaat alanında yeteri miktarda içme suyu, tuvalet, yıkanma tesisi, yemek ve barınak yerleri bulundurulması zorunlu olacak.

– Sözleşme hükümlerinin fiilen uygulanmasını sağlamak amacıyla, devlet caydırıcı ceza ve önlemler uygulayacak, denetimi sağlayacak.

ILO sözleşmeleri ne gerektiriyor?

ILO sözleşmelerini onaylayan ülke, sözleşme gereklerini yerine getirme yükümlülüğünü ve sözleşmelerin uygulanıp uygulanmadığının denetimini kabul etmiş sayılıyor. Üye ülkeler bu sözleşmeleri yürürlüğe koymak için, aldığı önlemler hakkında ILO’ya yıllık bir rapor sunmayı da taahhüt ediyor. Bu raporlar ILO tarafından her yıl incelenip değerlendiriliyor. 167 sayılı sözleşmeyi imzalayan ve yürürlüğe koyan Türkiye de bu çerçevede ILO’ya inşaat sektörüyle ilgili tedbirler ve faaliyetlerle ilgili yıllık rapor sunmak zorunda olacak.

ILO ise sözleşmelerin uygulanıp uygulanmadığına yönelik bir denetim sistemi işletiyor. Bu denetim ise bağımsız uzmanlar tarafından yapılıyor. ILO taraf ülkelerden bilgi alabildiği gibi, ilgili devletin ne kadar ilerleme sağladığını da kendi uzmanları aracılığıyla tespit çalışması yapıyor.

İhlal tespit edilirse ne olur?

ILO sözleşmelerdeki hükümlere uyulmaması durumunda rapor hazırlayarak, taraf devlet üzerinde baskı kuruyor. Bu mekanizmada rutin kontrollerin dışında, şikâyet üzerine de inceleme yapılabiliyor. ILO’ya işçi ya da işveren örgütleri tarafından iletilen şikâyetler, sözleşmeye taraf ülkenin hükümetine iletiliyor ve açıklama isteniyor. Makul sürede bu açıklama yapılmazsa, ILO, şikâyeti ve taraf ülkenin cevabını kamuoyuyla paylaşma hakkına sahip. Yani ILO zorlayıcı yaptırımlar uygulamıyor, bunun yerine sözleşmelerin uygulanmasını denetliyor ve eksiklikleri teşhir ediyor.

ILO 167 tartışması

Türkiye’nin ILO Sözleşmesi’ni imzalaması gerektiğiyle ilgili tartışmalar 2014’ün Eylül ayında Mecidiyeköy’de 10 kişinin hayatını kaybettiği asansör faciasının ardından bir kez daha gündeme geldi. Meclis’te bununla ilgili sözleşmenin imzalanmasına ilişkin tasarı kabul edildi. Yasa, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından da onaylandı. 5 Ocak 2015 tarihindeki Bakanlar Kurulu’nda sözleşmenin imzalanması kararı alındı. Bu karar Resmi Gazete’de bugün yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kaynak: Al Jazeera ve Resmi Gazete